Dayanılmaz Bir Lezzet

Bu rota biraz uzunca. Ayrıca bu yemyeşil yollarda araba kullanmanın zevki bambaşka. Bu yolculukta ilk lezzet durağı, Adapazarı’ndaki Meşhur Köfteci Mustafa olacak. Sakarya Caddesi’ndeki dükkanda, 1912 yılından beri ıslama köfte pişiriliyor. Biberli, yağlı et suyu ile ıslatılıp, ızgarada kızartılan bayat ekmeklerin üstüne sıralanan köftelerin hem görüntüsü hem tadı insanın ağzını sulandırıyor.

Köfte ziyafetinden sonra Adapazarı’nın içinden geçip, Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le kucaklaştığı Karasuya geleceksiniz. Karasu, hem balıkçı hem de yazlıkçı bir yerleşim yeri. Nehrin kıyısına dizilmiş salaş meyhanelerin bacalarından, etrafa yayılan mis gibi balık kokusu sizi tahrik edebilir. Benden söylemesi.

Lezzet Geçidi

Yol, Karadeniz’in kıyısından devam ediyor. Sağ tarafta Karadeniz, sol tarafta ise yemyeşil tepeler sıralanıyor. Görüntüye kapılıp gitmemenizi öneririm. Ne de olsa araba kullanıyorsunuz. Akçakoca’ya geldiğinizde, köfteleri veya balıkları hazmettiyseniz, Hülyam Restoran’a uğrayabilirsiniz. Yörenin yemeklerini yapan bu restoran, damağına düşkün olanların uğrak yeri. Mancar, bu yörenin en gözde sebzesi.

Akçakoca’dan sonraki adres ise Karadeniz Ereğlisi. Kentin girişindeki Plaj Restoranın kabak tatlısı dillere destan. Altı saatten fazla fırında kalan kabaklar, karamel, kestane, ekmek kadayıfı tatlarına bürünüyor, hele üstüne konan bembeyaz manda kaymağı ile tadını zirveye taşıyor.

Bana en iyi Karadeniz pidesinin nerede yapıldığını sorduklarında bir-iki yer öneririm. Bunlardan biri de Erdemir caddesi üstündeki Meşhur Pideci Hasan’dır. Sırf bu pideyi yiyebilmek için bir bahane uydurur Ereğli’ye uğrarım.

Amasra’nın Balıkları

Ereğli’den sonra yeşil tepeleri, gürül gürül akan nehirleri seyrederek yola devam edeceksiniz. Bir süre sonra bir tepeden Amasra karşınıza çıkacak. Burası Karadeniz’in cennet mekanlarından biridir. Amasra’nın tavada kızaran mezgitleri ve tekirleri ve sekiz katlı salatası çok ünlüdür. Buraya kadar gelmişken onu yemeden gitmek olmaz. Yörenin en iyi lezzet duraklarından olan Çeşmi Cihan, bu lezzetleri tadabileceğiniz adreslerden biridir. Yörenin en eski lokantalarından biri olan Canlı Balık’ta da kendinize balık ziyafeti çekebilirsiniz.

Amasra’dan sonraki rotanızda Safranbolu var. Safranbolu sokaklarında uzun uzun dolaşıp enerji harcamanızı öneririm. Çünkü gezinin sonunda, Türkiye’nin en lezzetli lokumlarını yiyeceksiniz. Birkaç kutu da eşe dosta götürmeyi ihmal etmeyin.

Uğrayacağınız son lezzet durağı ise Bolu’daki Yurdaer Otel Mutfak Sanat Merkezi. Bolulu ünlü aşçı Haşim Usta’nın oğlu Yurdaer Kalaycı, burada babasının ününü sürdürüyor. Mönüsünde Osmanlı Mutfağı’nın en lezzetli örneklerini sunan Yurdaer bey, mutfakta yarattığı sanat eserlerini sizinle paylaşmaktan çok mutlu olacak. Tabii siz de yediğiniz muhteşem yemeklerden. Hele talaş kebabı varsa hemen ısmarlayın. Böylesini hiçbir yerde bir daha yiyemezsiniz.

Uzun ve lezzetli yolculuğunuz burada sona eriyor. Bence bundan sonra hiçbir yerde durmadan evinizin yolunu tutun.

PAYLAŞ