Balıkların İstanbul’a geliş sıralaması ansiklopedilere bile konu olmuştur. Tatlı dilli tarihçi Reşad Ekrem Koçu’nun yarım kalan muhteşem eseri İstanbul Ansiklopedisi’nde bu sıralama şöyle anlatılır:

Ocak: Istakoz, tarak ve istiridye iyidir.

Şubat: Balıkların ekserisi yumurtalı olduğu için yenecek halde değildir. Levrek ve kefal yumurtalı olmakla beraber yağlıdır.

Mart: Tercihen yenilecek balıklar kefal, levrek, gelincik, barbunya, tekir, karagöz, iskorpit ve mercandır.

Nisan: Boğaziçi balıkçılarının Karadeniz’de avlandıkları kalkanlar pek lezzetlidir. İstiridye tavsiye edilmez.

Mayıs: Kalkanın, pisinin ve kayabalıklarının en ala zamanıdır. Barbunya ve tekir yağsız ve lezzetsiz olur.

Haziran: Barbunyanın ızgara mevsimidir, tekir yağlıdır. Kırlangıç iyidir. Levreğin bilhassa kuyruk tarafının tavası pek lezzetli olur.

Temmuz: Sardalyanın asma yaprağı içinde ızgarasının tam zamanıdır.

Ağustos: Sardalya, barbunya ile tekirin en ala ızgara zamanıdır. Istakoz, midye ve çağanozda güzeldir.

Eylül: Barbunya, tekir, lüfer, kofana, ispari, izmarit, kılıç, kefal bu ayda pek lezzetlidir.

Ekim: Barbunya ve tekirin en yağlı ve lezzetli zamanıdır. Lüfer pek yağlı olduğundan yalnız ızgara yapılmalıdır.

Kasım: Balıkların hepsi lezzetlidir. Istakozlar çok dolgundur. İstiridye ve midye de pek lezzetlidir. Fakat Marmara ve Boğaz mahsulü olmalarına dikkat edilmelidir.

Aralık: Balıklar yağsızdır, çoğu yenmez. Uskumru yağlı ve lezzetlidir. İstiridye ve ıstakozun en ala zamanıdır.

 

Not: Yazar nedense palamutu unutmuş. Eylül’de cılız bir şekilde sahneye çıkan palamut, Ekim’de yağlanmaya başlar, Ekim sonunda ve Kasım’da yemeye doyum olmaz.

 

PAYLAŞ