Bahar yolculuklarının tadına doyum olmaz. Bir yanda çiçeklenen, yapraklanan ağaçlar, diğer yanda boz toprakların yeşile boyanması, sarılı, beyazlı, morlu, kırmızılı çiçeklerin kendini göstermeye başlaması, kuşların sevinç çığlıkları, mis gibi toprak, taze ot, çiçek, ağaç kokan hava… Bahar, insanın içine yaşama sevinci doldurur. Size önerim, hafta sonlarında MAZDA’nıza atlayıp, bulunduğunuz kentin yakın çevresine geziler yaparak, doğanın canlanmasını gözleyin. İnan ki bu kısa geziler yaşam akülerinizin yeniden dolmasına yardımcı olacak, yeni haftaya daha enerjik ve neşeli başlayacaksınız. Bu size yardımcı olmak için kısa rotalar önereceğim. Bu rotalar üstünde nerede neler yemeniz gerektiği konusunda da ip uçları sunacağım. Size şimdiden iyi yolculuklar ve lezzetli yemekler diliyorum.

İlk rotamız Trakya…

Tekirdağ’dan Enez’e

Bu mevsimde Trakya’nın göz alabildiğine uzanan tarlaları yemyeşil olur. İnsan onların arasından araba kullanırken kendini bir tablonun içinde yolculuk ederken bulur. Ben Trakya yolculuğuna çıkarken öğle yemeğinde Tekirdağ’da olacak şekilde zama

IMG_07661-620x350

Keşan’ın Satır köftesinımı ayarlarım. Bu kent köftesiyle ün salmıştır. Kentin girişinden çıkışına kadar bir çok köfteci size lezzetli köftelerinden sunmak ister. Hepsinin köftesi lezzetlidir. Ama bana soracak olursanız, Hüseyin Pehlivan caddesindeki “Meşhur Köfteci Özcanlar”ı öneririm. Tam 56 yıldan beri köfte yapan Özcanlar artık bu işin erbabı olmuşlar. Buraya kadar gelmişken, Peynir Helvası’nın tadına bakmadan gitmek olmaz. Bu helvayı kentin her yerinde bulmanız mümkün. Helvanın üstüne bir top kaymaklı dondurma koyarsanız, damağınızı bayram yerine çevirmiş olursunuz.

Keşan’ın Satır Köftesi

Eğer Tekirdağ’dan zamansız geçtiyseniz, merak etmeyin rotanızın üstünde Keşan var. Bu yörenin satır köftesi, insanın aklını başından alacak cinstendir. Satır köftesi, “Mutlaka tadına bakılması gereken köfteler” listesinin en baş köşesinde yer alır. Rotamızın sonunda “Çeyiz Kent” Enez yer almaktadır. Yunanistan sınırındaki bu şirin ilçe, Bizans İmparatorluğu sırasında Cenovalı Gatlelusio ailesine çeyiz olarak armağan edildiği için “Çeyiz Kent” adını almıştır. Önce ilçenin dar sokaklarında yürümenizi öneririm. Bahçeleri süsleyen incir, nar, ceviz, iğde ağaçları artık yapraklanmaya başlamıştır. Pencere içlerine dizilen teneke saksılardaki sardunyalar da rengarenk açmıştır. Bu mevsimde kumsalda kimsecikler olmaz. Kıyı dalgalarla oynaşır durur. Meriç Nehri’nin denize döküldüğü yerde balıkçıları kısmetlerini ararken görürsünüz.

Daha sonra Gala Gölü’ne gitmenizi öneririm. Zengin bitki örtüsü, çeşit çeşit balık barındıran bu gölün manzarasının size huzur vereceğinden şüpheniz olmasın. Eğer fotoğraf çekmeye meraklıysanız, Gala Gölü ayrıca size güzel pozlar da sunacaktır. Dönüş yolunda eğer isterseniz Saroz Körfezi’ne doğru sapıp, deniz kıyısındaki salaş lokantalarda soğuk bir şeyler içerek geziyi sonlandırabilirsiniz.

PAYLAŞ