Oğlak kebabının tam zamanı

Baharda, Trakya’ya renkli halılar serilir. Hakim renk yeşildir. İnsan çevredeki manzaraları seyretmekten araba kullanmaya zorlanır. Trakya denince akla hemen köfte gelir ama bu mevsimde oğlak tandırın da lezzeti damakları şaşırtır. Köfte her köşede ayrı stilde pişer. Keşan civarında satır köftesi, Tekirdağ civarında klasik köfte. Neredeyse her kasabanın kendine özgü bir köftesi vardır. Hepsi de birbirinden lezzetlidir. Hele bahar kuzusunun etiyle yapılan köftelere hiç doyum olmaz.

Fırında oğlak yemek istiyorsanız, Karadeniz’e yakın köylere doğru direksiyon kırmanız gerekir. Buradaki kır lokantalarının çoğu oğlak kebabını çok lezzetli yaparlar. Oğlağın tam zamanıdır. Oğlak pişiren lokantaları bulmakta hiç güçlük çekmezsiniz. Çünkü fırından çıkan kokular tüm çevreyi kaplar, insanın ağzını sulandırır. O kokuları izlediğinizde, kendinizi lokantanın kapısında bulursunuz. Oğlağın tadı baharda çıkar. Onun için acele etmenizi öneririm.

Trakyalılar ayrıca çok lezzetli sucuk yaparlar. Hemen her kasabın kendi sucuğu vardır. Sucuk seviyorsanız, bu kasaplardan birinden bir kaç kangal almanızı öneririm. Buraya kadar gelmişken, Peynir Helvası’nın tadına bakmadan gitmek olmaz. Bu helvayı Trakya’da her yerde bulmanız mümkün. Helvanın üstüne bir top kaymaklı dondurma koyarsanız, damağınızı bayram yerine çevirmiş olursunuz.

Bir balık molası

Bahar aslında balık ayı değildir. Kalkanla birlikte balık mevsimi yavaş yavaş sona erer. Ama tekir, barbunya ve istavrit bu mevsimde de çok lezzetlidir. Eğer Bursa üstünden güneye doğru yolculuk ediyorsanız size Gemlik’te, limanda yer alan Boksör Restoran’ı öneririm. Burası yörenin en eski balık lokantalarından biridir. Balıklar çok tazedir. Çünkü balık alım işini hala “Boksör” yapar. İlerlemiş yaşına rağmen, sabah erkenden balık haline gidip en güzel balıkları seçer. Balıkçılar onu yıllardan beri tanıdıkları için, en lezzetli parçaları ona ayırırlar. Tabii balığın yanında, bol kıvırcık salatayı, kütür kütür kırmızı turbu, taze soğanı, bol maydanozu, rokayı, tereyi ihmal etmemek gerekir. Çünkü bu yeşillikler, bahar aylarında tüm lezzetlerini sergilerler.

Mezeler yarışıyor

Baharın en lezzetli rotalarından biri de, kıyı kıyı güneye doğru inen yolun kıyısına sıralanmıştır. Örneğin Edremit’teki Cumhuriyet Lokantası’nda mevsim sebzeleriyle yapılan nefis yemekleri yiyebilirsiniz. Bu lokantanın mutfağında pişen yemeklerin tadı insanın damağını çatlatacak cinstendir.

Ayvalık’ta size önereceğim adreslerin çoğu Cunda Adası’ndadır. Buranın sahiline sıralanmış restoranlar, birbirleriyle meze çeşidi yarıştırırlar. İnsan hangisini yiyeceğini şaşırır. Hele bahar yeşillikleriyle yapılan mezelerin hepsi çok lezzetli ve tazedir.

Kuzey Ege’de diğer önemli bir uğrak yeri de Eski Foça’dır. Deniz kıyısındaki eski taş konakları, şirin dar sokakları, lacivert denizi, pitoresk limanı ile Ege’nin bu şirin ilçesi, sizi kendine mutlaka aşık edecektir. Burada, limanın çevresindeki tüm restoranlar lezzetli yemekler sunarlar. Burada da zeytinyağı, limon ve sarımsaklı soslarla tatlandırılmış yemeklere, mezelere doyum olmaz. Hatta yemek yemeseniz de olur. Şimdi yeşil eriğin ve çağlanın tam zamanıdır. Bunların eşliğinde içeceğiniz bir duble rakı, hayatınızı daha da keyiflendirecektir.

Bahar sebzeleri testiye girince

Eğer Kapadokya’ya gidecekseniz, bir masalın içinde dolaşacağınızdan emin olabilirsiniz. Yüz yıllar öncesinde yapılan kiliseler, manastırlar, evler, yer altı şehirleri insanı şaşkına çevirir. Burada size, baharın lezzetli patlıcanı, domatesi, patatesi ile yapılan testi kebabını, Niğde’nin ünlü tavasını, kuru fasulyesini öneririm. Çünkü bu yemekler, bahar kuzularının etiyle yapıldığı için diğer mevsimlerden biraz daha lezzetli olurlar. Buraya kadar gelmişken, yine kuzu etiyle yapılan Söğürme’nin tadına bakmanızı öneririm.

Balık koydum tavaya

Eğer yolunuz Batı Karadeniz’e doğruysa, kendinize dikkat etmeniz gerekir. Çünkü bu güzergahta yemek çeşidi oldukça boldur. Bu yolculukta ilk lezzet durağı, Adapazarı’ndaki Meşhur Köfteci Mustafa olacaktır. Burada yiyeceğiniz ıslama köftenin baharla hiç bir bağlantısı yoktur ama lezzeti insanın aklını başından alır.

Akçakoca’da ise Karadeniz’in lezzetli mezgitleri, tekirleri tavanın içinde sabırsızlıkla sizleri beklemektedir. Ayrıca bahar aylarının sebzesi Mancar’la çok lezzetli yemekler pişirirler.

Karadeniz Ereğlisi’nde, bahar yemekleri arayacağım diye zaman harcamayın. Çünkü Pideci Hasan’da yiyeceğiniz pidelerin tadı tüm bahar yemeklerinin pabucunu dama attıracaktır. Bu pidelerin lezzetini uzun süre unutmayacaksınız.

Karadeniz’in cennet mekanlarından biri olan Amasra, özel tavalarda kızaran mezgitleri, tekirleri ve salatası ile ünlüdür. Baharda bu ünlü salata tam sekiz katlı olur. Çünkü bu mevsimde salata için kullanılacak sebze sayısı çok artar.

Kebabın yanındaki yeşil süsler

Akdeniz’e gidecek olanlara da dikkatli olmalarını önereceğim. Çünkü yemekler çok lezzetli. İnsan burada kendini tutamıyor. Yolculuğa Adana’dan başlayacak olursak, tabii ki karnınız acıkınca hemen kebapçı aramaya koyulursunuz. Çünkü Adana demek kebap demek. Onun için adım başı bir kebapçı bulmak mümkün. Hepsinin de çok lezzetli olduğundan emin olabilirsiniz. Hele bu mevsimde masanızın bir sebze bahçesine döneceğinden şüpheniz olmasın. Bu mevsimde çevrede yetişen tüm yeşillikler kebaba eşlik eder. Mersin, Tarsus, İskenderun ve Hatay’da bahar yemekleri arayarak vakit geçirmeyin. Buradaki yemekler yılın her mevsiminde çok lezzetlidir.

Ege pazarları okul gibi

Ege’ye doğru yolculuk edeceklere, baharın tüm lezzetleriyle kucaklaşacaklarını müjdeleyebilirim. Çünkü Ege, baharda coşar, tarlalardan, bahçelerden lezzet fışkırır. Lokantaların menüleri baştan aşağı değişir. Zeytinyağı ile tatlandırılmış otlar ard arda sıralanır: Enginar, kaz ayağı, turp otu, cibes, deniz börülcesi, taze bakla, arapsaçı, Şevketi Bostan, sarmaşık otu,kuşkonmaz ve adını bilmediğim daha nice otlar.

Alaçatı’ya giderseniz, bu mevsimin otlarıyla yapılmış böreği yemenizi öneririm. Hele yanında koyun yoğurdu ile yapılmış buz gibi ayran varsa, bir ziyafetin tam ortasına düşmüşsünüz demektir. Aklınızda bulunsun koyun yoğurdunun tam zamanıdır. Nisan sonunda başlar, Haziran sonunda tükenir.

Buralara gelince, hem Urla hem de Alaçatı pazarlarına uğramayı aman ihmal etmeyin. Çünkü bu pazarlarda ot bilginizi artırır, Ege’nin ot cenneti olduğunu gözlerinizle görürsünüz.

PAYLAŞ