Türkiye’nin her köşesinde değişik bir lezzeti bulmak mümkün. Türk mutfağı böylesine zengin. Önemli olan bu lezzetleri keşfedebilmek. Bunun için de yemek öncesinde bir kahvede mola verip, bir çay içimi süren dostluklar kurmak. Bu dost sohbetlerinde ne yemeli, nerede yemeli sorularının en doğru yanıtını bulabilirsiniz.

Bu yazıda 10 kasabada 10 lezzet seçtim ama bu seçimi yaparken çok zorlandım. Bana kalsa bu rakam daha da fazla olurdu ama editörün kararı bu yöndeydi. Bu karara karşı koymadım ama bir pazarlık yaptım: “Bu seçimi arada bir tekrarlayalım ve her seferinde zorunlu olarak liste dışı kalan diğer kasabaları da tanıtalım”. Teklifim kabul gördü. Bu konuda sizlerden de yardım bekliyorum. Siz de listeler yapıp bana gönderebilirsiniz.

Urla: Güvecin en lezzetlisi

İzmir’in bu şirin ilçesi, doğa ve tarihin kucaklaştığı bir yer. Geçmişi M.Ö. 4000’lere kadar uzanıyor. Antikçağın en önemli bir üretim merkezi. Ayrıca 1963 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan şair Yorgo Seferis’in doğum yeri. Pazar günleri kurulan pazar yerinde her türlü otu, sebzeyi bulmak mümkün.

Çoğu kişi Urla’nın baş yemeğinin balık olduğunu zanneder. Bu kısmen doğrudur. Aslında Urla mutfağının kral yemeği güveçtir. Bu yemeği yemek için bir zamanlar İzmirliler buraya akın ederlerdi. Şimdi Urlalılar dışında pek bilinmiyor. Bu ilçeye giderseniz, bu muhteşem güvecin tadına mutlaka bakmalısınız. Bu konuda size önereceğim adres ise: “Beğendik Abi” lokantası.

Çeşme: İki dilim arasındaki ziyafet

Türkiye’nin en Batı ucundaki bu ilçe son yıllarda tatilcilerin gözdesi. Her yaz ilçe Türkiye’nin dört bir yanından gelenlerle dolup taşıyor. İlçe’nin kuruluşu M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzanıyor. Balık yemek isteyenler soluğu Dalyanköy’de alıyorlar.

Çeşme mutfağının bir başka başyapıtı ise “Kumru” adı verilen çok özel sandviç. Bu işin piri ise Ilıca’daki dükkanında bu işi sürdüren Hüseyin Usta. Nohut mayasıyla yapılan özel Kumru ekmeği onun icadı. Izgara edilmiş salam, sosis, sucuk ve domates, yine ızgarada kızartılmış iki ekmek dilimi arasına konarak yapılan sandviç yiyenlerin damaklarını şenlendiriyor.

Hüseyin Usta, bu sandviçin mideyi rahatlattığını, onun için akşamcıların sabah uyanır uyanmaz Kumru yediklerini söylüyor.

Selçuk: Köftenin doğru adresi

Selçuk, dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri. Efes Müzesi, bu ilçenin sınırları içinde. Onun için her yıl binlerce turist bu ilçeye akın ediyor.Antik çağda bir çok filozof yetiştiren Selçuk, zeytinyağı ile yapılan yemekler, ot kavurmaları ile meşhur.

Ot yemeklerinin yanısıra çöp şiş ve köfte konusunda da oldukça iddialı. Bu konuda öne çıkan adreslerden bir tanesi de “Selçuk Köftecisi”. Burada yiyeceğiniz zeytinyağlı mezelerin, çöp şişin, ızgara etlerin, özelikle de köftelerin tadı damağınızda uzun süre kalacak.

Edremit: Körfezin lezzet merkezi

Arkasında Kaz dağları, önünde masmavi Ege ile bölgenin önemli merkezlerinden biri olan Edremit, Türkiye’nin en lezzetli zeytinyağlarını üretiyor. Onun için zeytinyağlılar ön planda. Altınova ve Akçay gibi turistik bölgeleri sayesinde yaz aylarında nüfusu bir kaç misli artan ilçenin en önemli lezzet durağı “Cumhuriyet Lokantası”.

1923 yılında kurulan bu lokanta, tipik bir esnaf lokantası. Tavuk, paça, mercimek, mantar, işkembe çorbaları ile güne başlayan lokantanın en meşhur yemeği kadınbudu köfte. Yarısı pişmiş yarısı çiğ dana kaburga kıymasından yapılan bu özel yemeği yemek için lokantaya gelenler, masa bulabilmek için uzun süre beklemeyi göze alıyorlar.

Bozdoğan: Damak çatlatan pideler

Madran Dağı’nda yer alan Aydın’ın bu yeşil ilçesi adını Çukurova’dan göç edip gelen Bozdoğan Aşireti’nden almış. İlçe halkı Madran Baba Dağı’ndan fışkıran kaynak suyuyla çok övünüyor. Yaz aylarında yere kazılan çukurlarda pişen tandır da önemli lezzetlerinden biri.

Ama Bozdoğan pidesinin lezzeti bambaşka. Onu yiyebilmek için gelenler hafta sonları ilçeyi dolduruyorlar. Bu muhteşem lezzeti tadabileceğiniz en doğru adreslerden biri “Mikado”. Yıllardan beri bu işi yapan Ahmet Usta, lezzetin tadının sırrının Madran suyu olduğunu öne sürüyor. Oklava kullanılmadan mermerin üstünde çeke çeke hazırlanan hamurdan bir çok çeşit pide yapılıyor. Ama Bozdoğan Yuvarlığı’nın lezzeti bambaşka. Üstüne turunç suyu sıkılarak yenen bu özel pide adeta damakları çatlatıyor. Tahin, toz şekeri ve manda kaymağı ile yapılan pide de en lezzetli tatlılardan biri.

Korkuteli: Dondurmanın yanmışı

Antalya’nın yükseklerdeki bu ilçesi, antik dönemden beri önemli yerleşim yerlerinden biri. Nüfusu Türkmen kökenlilerden oluştuğu için mutfak et ağırlıklı. Antalyalıların boğucu sıcaktan kaçıp sığındıkları bu yayla, Türkiye’nin kültür mantarı yetiştirme merkezi.

Bu ilçenin “Yanık Dondurması”nın tadı dillere destan. Sütün altı bir miktar tutturularak yapılan dondurma yerken insanın burnuna duman kokuları geliyor. Bu dondurmanın en iyi yapıldığı yer ise 60 yıldan beri bu işi yapan “Giliğ Dondurma”.

İskenderun: Künefenin tadı var

Akdeniz’in şehir büyüklüğündeki bu ilçesi Türkiye’nin önemli turistik ve sanayi merkezlerinden biri. Kuruluşu M.Ö. 333 yılına dayanan bu ilçe doğal plajları, Nur Dağları’ndaki rüzgarlı yaylaları, limanı ile meşhur.

İskenderun denince akla ilk gelen lezzet künefedir. Bu künefenin en lezzetli yapıldığı yer de ünlü “Petek Pastanesi”dir. Pastacılığı Rusya’da öğrenen ve 1942 yılında İskenderun’a göç eden Hasan Usta ve oğlu Tevfik Usta tarafından kurulan bu pastane ilçenin buluşma merkezidir. Burada yapılan her türlü tatlı oldukça lezzetlidir ama dondurma ve künefenin tadı bambaşkadır. Petek Pastanesi’nde künefe yiyenler, başka yerde yapılan künefeleri kolay kolay beğenmezler.

Taşköprü: Kuyu kebabının kralı

Kastamonu’nun bu tarihi ilçesi, Türklerin Anadolu’daki en eski yerleşim yerlerinden biri. Burada yetiştirilen sarımsağın tadı tüm dünyanın malumu. Salı günleri kurulan Sarımsak Pazarı ilçeye gelenlerin en çok uğradıkları yerlerinden biri. Ayrıca hasat mevsimi yapılan Sarımsak Festivali’nde ilçe bir şenlik yerine dönüyor.

Taşköprü sarımsağının yanı sıra “Kuyu Kebabı”  da çok meşhur. Yaz başında kuyuya sarkıtılan kuzularla yapılan bu kebabı yemeğe doyum olmaz. İlçenin dört bir yanında yapılan bu kebabın en doğru adresleri Yılmaz Kebapçısı ve Osman Usta’dır.

Salihli: Közün üstündeki lezzet

Herkes Manisa’nın ilçesi Salihli’yi kiraz diyarı olarak bilir. Doğrudur, Türkiye’nin en lezzetli kirazı burada yetişir. Aslında bu ilçe sadece yiyecekleriyle ünlü değil. Dünyada ilk paranın basıldığı yer buradaki Sardes kenti. Ayrıca çevredeki “Bin Tepeler” denen Anadolu Piramitleri Türkiye’nin en ilginç arkeolojik merkezlerinden biri.

Tüm bunların yanı sıra “Odun Köftesi” yiyenlerin damağını şaşırtıyor. Meşe ağacının közünde pişirilen bu şiş köfteleri yemek için köfte severler akın akın buraya geliyorlar. Bu köfte ilçedeki tüm köfteciler de çok lezzetli yapılıyor. Benim önerim ise Cemal Usta.

İnegöl: Köftenin başkenti

Bursa’nın bu büyük ilçesi, bölgenin en büyük sanayi merkezlerinden biri. Türk mobilyacılığının başkenti. Kent büyüklüğündeki bu ilçenin diğer bir özelliği de çok lezzetli köfteleri. Kentin girişindeki köfte heykeli, bu ilçenin köfteyi ne kadar sevdiğinin kanıtı.

İnegöl’de köfteciler yan yana dizilmiş. Hepsi de birbirinden lezzetli köfteler pişiriyorlar. Benim favorim ise ilçenin merkezindeki Besler Köftecisi. Yüzyıllık geçmişi olan bu köftecinin üçüncü kuşak temsilcileri, İnegöl  köftesinin mucidi olduklarını öne sürüyorlar.

 

 

 

 

 

PAYLAŞ